SANAT VE TERAPİNİN KESİŞİM KÜMESİ: SİNEMATERAPİ


1895 yılında çekilen ilk sinema filminden sonra film izleme kültürü günümüze kadar ulaştı. Günümüzde insanların çoğu film ve dizi izlemeyi boş zamanlarını geçirme aracı olarak görmektedirler. Peki hiç film ve dizi izlemenin terapi yöntemi olduğunu düşündünüz mü?

Sinematerapi, aslında 1940'lı yıllardan beri hayatımızda olan bir kavramdır. Fakat ilk zamanlarda daha çok klinik vakalarda kullanılmıştır. Zaman içinde depresyon, öfke kontrolü, anksiyete gibi vakalarda da etkili olduğu fark edilmiştir. Peki bu sinematerapi süreci nasıl işlemektedir? 

Terapi sürecinde psikolojik danışman danışana film önerir. Bu film danışanın problemine uygun olmalıdır. Danışan filmi izler ve filmdeki kendisiyle aynı veya benzer problemi yaşayan karakter ile özdeşim kurar. Danışan kendini karakterin yerine koyar. Günlük hayatında farkına varamadığı duyguların farkına varır. Bir sonraki seansa geldiğinde filmin onun üzerindeki etkisini anlatır ve danışmanla bunun üzerine konuşurlar. 
Sinematerapide 4 temel kazanım hedeflenir:

Özdeşim: Bu kazanımda birey izlediği filmdeki karakterle ortak sorunlarının olduğunun farkına varır ve özdeşim kurar. Bu şekilde birey kendi hayatındaki problemlere farklı bakış açısıyla bakar ve kendini daha iyi tanıma sürecine girer.
Katarsis: Bu kazanım bireyin karakterin duygularıyla özdeşim kurmasıdır. Birey bu şekilde kendi bastırdığı duyguları bilinçaltından bilince çıkarır. Bu durum filmin etkisi ile beraber bireyin duygusal olarak rahatlamasını sağlar. Yaşadığı problemi rahatça kabullenmesini sağlar.
İç görü: Bireyler duygu ve düşüncelerin yanı sıra karakterin sorunları nasıl çözdüklerine dikkat ederler. Hatta bu şekilde bir iç görü kazanırlar. Kazandıkları bu iç görü ile kendi problemlerini çözerken de karakter ile benzer davranışlar sergileyebilirler
Bütünleşme: Bu kazanımda kişiler yalnız olmadıklarının farkına varırlar. Aynı problemi yaşayan başka kişilerinin olması çözüm bulma konusunda bireyleri umutlandırır ve dışlanmış hissetmelerinin önüne geçer. 

Sanat dalları görsel anlamda bizi büyülerken ruhsal olarak da iyileştirici etkiye sahiptir. Sinematerapi de bunun en güzel örneklerinden biridir. Siz de sanatın bu gücünden faydalanarak kendi ruhsal gelişiminize katkıda bulunabilirsiniz. 

Sizin de kendiniz ile özdeşleştirdiğiniz film ya da dizi karakteri var mı?


Yorumlara yazabilirsiniz :) 


KAYNAK:

Yorumlar

Popüler Yayınlar